| |
"Arşiv belgelerinden ve kendi
kaleminden Çerkes Ethem"
Kitabı yazmaya
karar vermemde, tabii ki, Ethem Bey’in ailesine mensup olmanın,
dolayısıyla kendi geçmişimi de araştırmanın rolü vardır. Ancak bu,
esas değil, talidir. Esas neden, bu satırların yazarının resmi
tarihten bir hayli rahatsız olmasıdır. Devlet arşivlerinin tarih
bilimcilerine kapalı, ama tarih yazmakla görevlendirilmiş kimilerine
açık olduğu bir ülkede, sistemin özellikle eğitsel kurumlarında
mütemadiyen dile getirilen “kahraman” ve “hain” tanımlamalarının
neden ve niçinlerini tartışmak elzemdir. Özellikle 1919-1921 arası
dönemi mercek altına almak son derece önemlidir. Zira bu süreçte
oluşan antagonizma, bugün hâlâ Türkiye’nin gündemini meşgul
etmektedir.
Emrah Cilasun
Cilasun’un büyük bir titizlikle bulduğu
ve yayınladığı belgeler, Çerkes Edhem isyanının sadece birkaç çete
reisinin “ihanet”ine indirgenemiyeceğini, Batı Anadolu’da sayıları
binlere varan Çerkesin kendilerine “ihanet” eden Ankara hükümetine
karşı muhalefete geçtiğini, Kemalist iktidarın da, Edhem ve
kardeşlerinin ötesinde, Çerkes cemaatini kitlesel bir şekilde bir
tehdit unsuru olarak algıladığını göstermektedir.
Hamit Bozarslan
“Gerçek
yapıcı”, hem karartılan gerçeği bulmaya çalışır, hem, bir inşaat
ustası gibi, yalana dayanan yapıları yıkıp, onun içinden ayıkladığı
malzemelerle gerçeğin yapısını kurmaya çalışır, hem de,
karşıtlarının iddiasının aksine, “yıkıcı” değil, “gerçek yapıcı”dır.
İşte Emrah Cilasun, bu zor işe girişme cesaretini gösterenlerden
biridir.
Gün Zileli. |