|
Bu kitap ne Che
Guevara üzerine yazılmış sayısız biyografilerden biridir, ne de bir
hamaset destanı ya da övgüdür. Che’nin ne olduğuna ve bugünkü yerine
dair felsefi ve politik bir düşünmedir Miguel Benasayag’ın “Che
Guevara”sı.
Santa Fé’de
doğmuş bu Arjantinliden geriye kalan nedir? Latin Amerika’yı motorla
dolaşmış, Küba’da, Kongo’da ve Bolivya’da gerilla mücadelesi
yürütmüş, La Higuera’da soğukkanlılıkla katledilmiş bu insandan
geriye kalan nedir? Tek tek insanları tedavi etmeyi reddederek bütün
toplumu tedavi etmeyi tercih etmiş olan Doktor Guevara’dan geriye
kalan nedir? Che’nin sonsuzca çoğalmış imgesinin, tişörtler,
çıkartmalar, afişler, sigara paketleri üzerinde sayısızca
tekrarlanan yüzünün ötesinde, ondan geriye kalan nedir? Binlerce
poster ve bayrak arasından bize hâlâ bakmaya devam eden o yüz ne
söylemektedir?
Yüzlerce gencin
odasında niçin hâlâ Che’ye yer var? Küreselcilik-karşıtı
mücadelelerde Che’nin, daha doğrusu Guevaracılığın yeri nedir?
Guevaracı
gerillanın eski savaşçısı, filozof, psikanalist ve yeni radikal
hareketlerin aktif üyesi Miguel Benasayag, resmi Marksizmin uzun
süre maskelediği kimi Guevaracı hipotezlerin güncelliğini ve Che’nin
mitsel oluşumunu analiz ediyor.
Bu eser, insan ve
mit olarak Che’nin gerçeği peşinde koşarken, aynı zamanda, günümüzde
Guevaracılığa -farkında olmadan- çok şey borçlu olan yeni radikal ve
muhalif hareketlerde yeşeren bir zihniyetin de izini sürmektedir.
Ne maceracı ne de
intihar peşinde koşan; devrimi bir iktidar sorunu olarak değil
yaşanan gündeki mücadele olarak gören; “bloklar arası denge”yi asla
umursamayıp “somut durum”un peşinden giden; “yeni insan” kavramını
ortaya atan bir Che… “İki, üç, daha fazla Vietnam yaratalım!”;
“devrimcinin görevi devrim yapmaktır!”; “foko teorisi” gibi temel
tespitleriyle günümüzün alternatif hareketlerine büyük ölçüde ışık
tutan, “devrimci ruh”uyla direniş ve yaratı pratiklerine yeni
boyutlar katan bir Che…
Biyografik
anlatıyı, tarihi, imge ile mit üzerine düşünmeyi harmanlayan Miguel
Benasayag sonunda bizi, Che’nin bıraktığı izlerden geçerek kendimizi
sorgulamaya yöneltiyor. Ancak politikanın, hatta “silah”ın diliyle
ifade edilebilir gibi gelen bir Guevaracılığın yarına dönük gerçek
zeminini yeniden keşfedebilmek isteyen, hüznün ve umutsuzluğun
işgali altındaki toplumlarımızda şenlikli bir devrim mücadelesi
tahayyül eden herkese… |