| |
“Casey Maddox, eşine çok az rastladığım ısrarlı bir şiddetle, sanki
her şey, hem bizim hem kendi hayatı, içinde bulunduğumuz durumu
anlayıp harekete geçmemize bağlıymış gibi yazıyor. Bunun sonucunda
sözcükleri, cümleleri ve paragrafları, kitabın tümü alev alıyor.
‘Felsefenin Öldüğü Gün’ çıldıran bir kültürün ateşle, haykırarak
ithamı… Ve çok, çok iyi bir roman. Maddox daha ilk sayfa bitmeden
boğazıma sarıldı, ilk bölüm bitmeden beni duvara savurdu ve
şaşırtıcı sona ulaşana kadar sadece nefes almama izin verdi. Bu
romanı okurken gülmekten ve ağlamaktan canınızı yanacak; kimi yerde
karakterlere, kimi yerde yazara ama daima kültüre öfkeleneceksiniz.
Ve sonunda hepinizi eyleme teşvik edeceğini umuyorum.”
—Derrick
Jensen, Kelimelerden Eski Dil (Dharma Yayınları, 2004)
“Casey Maddox, şaşırtıcı eşsizlikte yazımıyla okuru çılgın, şiddet
yüklü bir keşif gezisine, her şeyin tehlikeye atıldığı yasak
gerçeklikler arazisinde bir yolculuğa çıkarıyor. Felsefenin Öldüğü
Gün, bugün adına toplum dediğimiz sürgit felaketin kalbine yürüyen
bir roman…”
—John
Zerzan, Gelecekteki İlkel (Kaos Yayınları, 2000) |