|
“Reel olarak
mevcut” moderniteye bir alternatif mümkün müdür? Dinsel köktenciliğe
ya da milliyetçiliğe umutsuzca kapanmak, ticari rasyonalitenin
egemenliğinin yarattığı toplumsal kargaşaya verilebilecek tek
karşılık mıdır? Gelenek ile modernite arasında, geçmişe dönüş ile
şimdiki zamanın kabulü arasında, karanlıkçı tepki ile kırıp geçiren
ilerleme arasında, otoriter kolektivizm ile sahiplenici bireycilik
arasında, irrasyonalizm ile teknobürokratik rasyonalite arasında
tercih yapmamızı dayatan ikili mantıktan nasıl kaçabiliriz?
İsyanın ve
melankolinin ikili ışığı altında Romantizm, sanayi devriminin
yarattığı modern uygarlığa ve pazar ekonomisinin genelleştirilmesine
çok biçimli bir muhalefet olarak belirir. Bu "büyük red"di taşıyan
iki değer vardır: niteliksel bireyleşme ve yeni bir insan topluluğu
biçimi arayışı.
Bu ütopyanın
şimdiki ve geçmiş zaman içinde güçlü kökleri vardır: şimdiki zaman
içinde kökleri vardır çünkü sistemi yıkmak için modernitenin tüm
potansiyellerine ve çelişkilerine dayanmaktadır; geçmişte de kökleri
vardır çünkü kapitalist sanayi uygarlığından farklı (ve bazı
açılardan daha üstün), niteliksel olarak değişik bir yaşam tarzının
somut örneklerini ve ele gelir kanıtlarını modern-öncesi toplumlarda
bulur. Geçmişe özlem olmadan, sahici gelecek düşleri olamaz. Bu
anlamda, ütopya ya romantik olur ya da hiç olmaz. |