Anasayfa  I  Hakkımızda  I  İletişim         

 
  Kitaplar
 
  Yayına Hazırlanan
  Kitaplar
 
  Okuma Odası
  Yazarlar
  Çevirmenler

 

 

"Öteki" Avrupa'ya seyahat

Yunan kökenli Avustralyalı yazar Christos Tsiolkas, Ölü Avrupa'sında Avrupa'nın, kıyısında ölmeye durduğu o sınırları test ediyor. Ulus devletlere göre projelendirilen modernitenin ve onun toplum projesinin hem Balkanlar'daki hem Avrupa'daki korkunç sonuçlarını, midede küçük sarsıntılara yol açacak denli kederli ayrıntılarıyla tasvir ediyor.

 
Türkiye'de hayli canlı sayılabilecek bir çeviri kültürü var. Ancak çevrilen kitaplar genellikle Avrupa ya da ABD edebiyatından. Arap ve Balkan edebiyatının neden çevrilmediği sorusuna verilebilecek iki yanıt var: Çünkü bu dillerden çeviri yapabilecek çevirmen sayısı çok az. Çünkü bize gereğinden fazla yakın bu iki kültürel coğrafyayla aramızdaki benzerlikleri keşfetmek / hatırlamak istemiyoruz. Açıkçası, ne geçmiş ne de gelecek tasarımımızda böylesi bir yakınlığa yer var. Bir tür sınıf atlama telaşına benziyor bu tavır.
 

Ne var ki, bu kültürel / tarihsel inkâr politikası gerçekleri değiştirmiyor. AB kapısını yıkacak kadar çalsak da Türkiye haberleri uluslararası haber sitelerinde Asya ya da Ortadoğu sayfalarında yer alıyor. Bir Alman'ın, Fransız'ın ya da İngiliz'in gözünde Tahranlı ya da Beyrutlu ile İstanbullu arasında çok net bir ayrım olduğunu düşünmüyorum. Üstelik Batı, kendisini tehdit altında hissettikçe o ayrımlar giderek silikleşirken, Batı ile Batı olmayan arasındaki sınır çizgileri de daha bir derinleşiyor. Yunan kökenli Avustralyalı yazar Christos Tsiolkas, Ölü Avrupa'sında (Versus Kitap, Çeviri: Algan Sezgintüredi) Avrupa'nın, kıyısında ölmeye durduğu o sınırları test ediyor.
Tsiolkas, Yunan kökenli eşcinsel bir fotoğrafçının, Yunanistan'da kendi geçmişinden kalanlarla ve Avrupa'yla tanışmasının öyküsünü anlatıyor bu romanda. Yunanistan'a ilk gidişiyle, 12 yıl sonra 2000'lerin başındaki ikinci ziyareti arasındaki fark, bir AB projesinin ürünü. Avustralya'da büyüyen ve atalarının dilinin konuşamayan Isaac, ilk Yunanistan gezisinde kendisini turist gibi hissetme özgürlüğüne sahip. İkinci ziyarette gördüğü şey ise Avrupa'nın "piyasası" haline gelmiş bir Yunanistan. Geçmişin yoksunluklarından kurtulmanın heyecanıyla, yeni ve pahalı her şeye saldıran, kendisini, yine kendi "orijinal" görünümüne bürünerek inkâr eden bir Yunanistan'la karşılaşıyor. Annesinin doğduğu köyün yakınlarındaki bir Çingene düğününde gelin gelini, damatsa damadı oynuyor. Bir düğünün seyirlik bir oyuna dönüşmesi, hakiki olanın yerini turistik temsile bırakmasını sorguluyor Isaac. Ama bu yalnızca küçük bir ayrıntı.
Balkanlar'ın, dünyanın laboratuvarı olduğu söylenir çoğu zaman. Bu daracık yarımada onlarca etnik kökeni, birbirine yakın ama düşman dilleri, inanma biçimlerini birarada barındırır. Yunanlılar, Bulgarlar, Çingeneler, Rumenler, Sırplar, Hırvatlar, Bosnalılar, Makedonlar, Pomaklar, Arnavutlar, Yahudiler, Boşnaklar, Türkler kendi aralarında bir de ideolojik kamplarla ayrılırlar. Kavganın, dövüşün, ölümün her türlüsünü bulmak mümkündür. Bu coğrafyaya bir kara mizah gibi yapışan milliyetçilikler, ayrımcılıklar, ırkçılıklar başka ve daha geniş coğrafyalarda yüz kızartan utançlara dönüşürler. "Yeni Dünya"larda (Amerika'da, Avustralya'da) bıçaklar yine ve yeni yöntemlerle bilenir.

 
 

 

Caferağa Mh. Albay Faik Sözdener Sk. Benson İş Merkezi 21/2 Kadıköy İSTANBUL

Tel: +90 216 418 27 02  Faks: +90 216 414 34 42  E-posta: versuskitap@versuskitap.com